Usul Hukuku
UYAP’ta “Okundu” Kaydı Tebligat Yerine Geçer mi? | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, UYAP evrak işlem kütüğündeki “okundu” kaydının tebliğ veya tefhim yerine geçmeyeceğine karar verdi. Kesin sürelerin başlayabilmesi için bildirimin usulüne uygun tebligat yoluyla yapılması gerektiği vurgulandı.

Karar Künyesi
- Mahkeme
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/356
- Karar No
- 2026/1760
- Karar Tarihi
- 31 Mart 2026
UYAP’ta “Okundu” Kaydı Tebligat Yerine Geçer mi?
Kararın Özeti
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yazılı tahliye taahhüdünün geçersizliğinin tespiti istemiyle açılan bir davada, UYAP evrak işlem kütüğündeki “okundu” bilgisinin hukuki niteliğini değerlendirdi.
Daire, bir belgenin UYAP üzerinden görüntülenmiş olmasının tek başına tebliğ veya tefhim anlamına gelmeyeceğine karar verdi. Kesin veya hak düşürücü sürelerin başlayabilmesi için ilgili kararın kanunda öngörülen yöntemlerden biriyle usulüne uygun şekilde bildirilmesi gerektiğini belirtti.
Somut Olayda Ne Yaşandı?
Davacı, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, davalının tahliye taahhütnamesine dayanarak hakkında ilamsız icra takibi başlattığını ileri sürdü.
Davacıya göre tahliye taahhütnamesindeki imza kendisine ait değildi. Belgenin sahte olarak düzenlendiğini savunarak tahliye taahhüdünün geçersizliğinin tespitini talep etti.
İlk Derece Mahkemesi, davacının adli yardım talebini reddetti. Ardından başvurma harcı, peşin harç ve gider avansının yatırılması için iki haftalık kesin süre verdi.
Mahkeme, bu ara kararın davacı vekili tarafından UYAP üzerinden “okunduğu” bilgisini esas aldı. Gerekli ödemelerin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verdi.
Uyuşmazlık Nasıl Yargıtaya Taşındı?
İlk Derece Mahkemesinin kararı kesin nitelikte olduğundan, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvuruldu.
Başvuruda, harç ve gider avansına ilişkin ara kararın davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, yalnızca UYAP’taki “okundu” kaydına dayanılarak kesin sürenin başlatılamayacağı ileri sürüldü.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin Değerlendirmesi
Yargıtay, sürelerin kural olarak tebliğ veya kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını hatırlattı.
Kararda, bir kişinin UYAP sistemine girerek belgeyi görüntülemesinin, mevzuatta düzenlenen tebliğ veya tefhim yöntemlerinden biri olmadığı belirtildi.
Daireye göre tefhim, kararın duruşmada hazır bulunan tarafın yüzüne karşı açıklanmasıdır. Tebliğ ise kararın Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde tarafa bildirilmesidir.
Bu iki yöntem dışında kalan bir işlemin, tarafın usulen bilgilendirildiği anlamına gelmesi mümkün değildir.
UYAP’taki “Okundu” Kaydı Yeterli mi?
Yargıtay bu soruya açık biçimde hayır cevabını verdi.
UYAP evrak işlem kütüğünde bir belgenin “okundu” olarak görünmesi, belgenin hukuken tebliğ edildiğini göstermez. Tarafın veya vekilinin sisteme girerek belgeyi görmesi, yasal tebligat işleminin yerine geçmez.
Kesin süreye ilişkin bir ara karar, tarafın veya vekilinin yokluğunda verilmişse kararın fiziki tebligatla ya da UETS üzerinden elektronik tebligat yoluyla bildirilmesi gerekir.
Bu bildirim yapılmadan kesin sürenin başladığı kabul edilemez.
Elektronik Tebligatta Süre Ne Zaman Başlar?
Elektronik tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Dolayısıyla elektronik tebligat bakımından da yalnızca belgenin sistemde görülmesi yeterli değildir. Tebligatın UETS üzerinden mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekir.
Hukuki Dinlenilme Hakkı Bakımından Değerlendirme
Yargıtay, usulüne uygun bir bildirim yapılmadan taraf aleyhine hak kaybı doğuran sonuçlar uygulanmasını hukuki dinlenilme hakkıyla bağdaşmaz buldu.
Kesin süreye uyulmamasının ağır sonuçları bulunabilir. Bu nedenle tarafın yapması gereken işlem ve süresinde yapılmamasının sonuçları açıkça bildirilmelidir.
Taraf usulüne uygun biçimde bilgilendirilmeden davanın açılmamış sayılması, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkı bakımından sorun oluşturur.
Yargıtayın Kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, UYAP’taki “okundu” kaydının tebligat yerine geçmeyeceğini belirledi.
Usulüne uygun tebligat yapılmadan kesin sürenin başladığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu.
Karardan Çıkan Sonuçlar
UYAP’ta bir belgenin “okundu” görünmesi, tebligat yapıldığı anlamına gelmez.
Sisteme girilerek belgenin görüntülenmesi, yasal tebligat prosedürünün yerine geçmez.
Kesin süreler, usulüne uygun tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Elektronik tebligatın UETS üzerinden mevzuata uygun şekilde yapılması gerekir.
Usulüne uygun bildirim yapılmadan taraf aleyhine hak kaybı doğuran sonuçlar uygulanamaz.
Kesin süreye ilişkin ihtarın açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde yapılması gerekir.
Kararın Uygulamadaki Önemi
Bu karar, UYAP kayıtları ile hukuki tebligat arasındaki farkı açık biçimde ortaya koymaktadır.
Bir avukatın veya tarafın UYAP sistemine giriş yaparak evrakı görüntülemesi, o evrakın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlamına gelmez. Özellikle kesin süre, harç, gider avansı ve dava şartı gibi hak kaybına yol açabilecek konularda bildirimin kanunda öngörülen yöntemlere uygun olması gerekir.
Karar, yalnızca dosyanın dijital ortamda görüntülenmesine dayanılarak tarafların usuli haklarının sınırlandırılamayacağını göstermesi bakımından önemlidir.
Kararın Tam Metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı (E.2026/129, K.2026/299)
- Mahkeme
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/356
- Karar No
- 2026/1760
- Karar Tarihi
- 31 Mart 2026
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme alın
Her uyuşmazlık kendi olayları ve belgeleriyle değerlendirilmelidir. Genel bilgilendirme niteliğindeki bu yazı, hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Yazar
Av. İdris Dağkesen
Avukat ve Hukuk Yazarı
Av. İdris Dağkesen, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu bir avukat olarak hukuki konuları anlaşılır ve uygulanabilir bir dille açıklar.
Yazılarında hukuku sade ve anlaşılır biçimde anlatma yaklaşımını öne çıkarır.
Hakkımda sayfasıİlgili Yazılar
Benzer konular

Kira Hukuku
Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilmemesi, Raporun Kabul Edildiği Anlamına Gelir mi? | Yargıtay HGK
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmemesinin raporun kabul edildiği anlamına gelmeyeceğine karar verdi. Kararın hukuki değerlendirmesi ve öne çıkan sonuçları.
Genel Hukuk
Hukuk Okuryazarlığı Neden Önemlidir?
Hak arama sürecinde doğru bilgiye ulaşmak, çoğu zaman en az hukuki temsil kadar belirleyicidir.
Gayrimenkul Hukuku
Kira Uyuşmazlıklarında İlk Adımlar
Ev sahibi ve kiracı arasındaki anlaşmazlıklarda belge, iletişim ve süre yönetimi sürecin temelini oluşturur.