Sigorta Hukuku
İcra İnkâr Tazminatı ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasına İlişkin Emsal İstinaf Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasından doğan alacağın likit nitelikte olduğuna ve yasal şartların bulunması hâlinde sigorta şirketi aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğine karar verdi.

Karar Künyesi
- Mahkeme
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/614
- Karar No
- 2026/878
- Karar Tarihi
- 12 Haziran 2026
İcra İnkâr Tazminatı ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasına İlişkin Emsal İstinaf Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında açılan itirazın iptali davasında hem sigorta hukuku hem de icra hukuku bakımından önemli değerlendirmelerde bulundu.
Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasının Hukuki Niteliği
Kararda, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasının bir meblağ sigortası olduğu belirtildi. Ölüm rizikosunun gerçekleşmesi hâlinde poliçede kararlaştırılan sigorta bedelinin, gerçek zarar hesabı yapılmaksızın aynen ödenmesi gerektiği vurgulandı.
Bu nedenle zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasından doğan sigorta alacağının, ayrıca zarar hesabı yapılmasını gerektirmeyen ve miktarı belirlenebilir nitelikte bir alacak olduğu ifade edildi.
Sigorta Alacağının Likit Olması
Bölge Adliye Mahkemesi, söz konusu sigorta alacağının yargılamayı gerektirmeyen likit bir alacak niteliğinde olduğuna karar verdi.
İlk derece mahkemesi, alacağın yargılamayı gerektirdiğini ve bu nedenle likit olmadığını kabul ederek davacının icra inkâr tazminatı talebini reddetmişti. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi bu değerlendirmeyi hukuka uygun bulmadı.
İcra İnkâr Tazminatı
Kararda, alacağın likit olması nedeniyle diğer yasal şartların da bulunması hâlinde, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtildi.
Bu değerlendirme doğrultusunda, sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünün poliçede belirlenen sigorta bedeli üzerinden açıkça hesaplanabilir olduğu kabul edildi.
Kararın Önemi
Karar;
Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasının meblağ sigortası niteliğini,
Sigorta bedelinin gerçek zarar hesabı yapılmaksızın ödenmesi gerektiğini,
Bu sigortadan doğan alacağın likit alacak olduğunu,
Yasal şartların bulunması hâlinde icra inkâr tazminatına hükmedilebileceğini
ortaya koyması bakımından uygulamaya yol gösterici niteliktedir.
Kararın Tam Metni
İcra İnkâr Tazminatı ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasına İlişkin Emsal İstinaf Kararı
- Mahkeme
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/614
- Karar No
- 2026/878
- Karar Tarihi
- 12 Haziran 2026
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme alın
Her uyuşmazlık kendi olayları ve belgeleriyle değerlendirilmelidir. Genel bilgilendirme niteliğindeki bu yazı, hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Yazar
Av. İdris Dağkesen
Avukat ve Hukuk Yazarı
Av. İdris Dağkesen, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu bir avukat olarak hukuki konuları anlaşılır ve uygulanabilir bir dille açıklar.
Yazılarında hukuku sade ve anlaşılır biçimde anlatma yaklaşımını öne çıkarır.
Hakkımda sayfasıİlgili Yazılar
Benzer konular

Ceza Hukuku
PKK/KCK’ya İlişkin Çerçeve Kanun Teklifi Ne Getiriyor? (Madde Madde Özet)
TBMM’ye sunulan çerçeve kanun teklifi, PKK/KCK’nın silah bırakması ve faaliyetlerine son vermesi hâlinde uygulanacak hukuki süreci; soruşturma, kovuşturma, infaz ve başvuru şartları bakımından madde madde açıklamaktadır.

İcra ve İflas Hukuku
HGK'dan Emsal Karar: "Muhatap Tanınmıyor" Şerhi TK m.35 Tebligatına Engel Değildir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ticaret siciline kayıtlı adrese yapılan ilk tebligatın "muhatap tanınmıyor" şerhiyle iade edilmesi hâlinde, aynı adrese Tebligat Kanunu m.35 uyarınca yapılan tebligatın usulüne uygun olduğuna karar verdi.

Usul Hukuku
7589 Sayılı Kanun Uyarınca HMK m.362/3 Değişikliği ve Temyize Başvuru Hakkı Rehberi
7589 sayılı Kanun ile HMK m.362/3'te yapılan değişiklik sonrasında temyiz yolunun hangi hâllerde açık olduğu, 2024–2026 yıllarına ait parasal sınırlar ve örnek senaryolar üzerinden açıklanmaktadır. Değişiklik, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece kararını değiştirerek yeniden hüküm kurduğu durumlarda temyiz yolunun kapsamını önemli ölçüde etkilemektedir